# Rüzgarın peşinde: Yelken, su, dağ ve gökyüzü

> Samet Samyeli'nin rüzgârla hikâyesi: 2002'den beri Eğirdir Yelken Kulübü'nde yelken, Optimist'ten ILCA'ya, ILCA'da Akdeniz şampiyonluğu ve 13 madalya; rüzgâr sörfü, dalış, dağcılık, yamaç paraşütü ve motor.

Source: https://samye.li/tr/outdoors/

Her yerde Rüzgar Samet Samyeli diye geçiyorum. Rüzgar aslında adım değil; ama o kadar çok işlendi ki artık ondan ayrılamıyorum. Soyadım Samyeli ise gerçekten bir rüzgâr: çölden esen sıcak rüzgâr, sam yeli. İtalyancası Scirocco. Altı yaşında, Eğirdir Gölü'nde bindiğim ilk yelkenli teknenin adı da Rüzgar'dı. Aslında her şey o yaşta belli oldu. O günden beri rüzgârın peşindeyim: önce yelkenle, sonra suyun altında, dağda ve son yıllarda gökyüzünde. Yıllar sonra kurduğum şirkete de bir rüzgârın adını verdim: Lodos. Sabır, karar ve hata üzerine bildiklerimin çoğunu rüzgârdan öğrendim.

<figure class="photo">
<img src="/images/outdoors/home.webp" width="1490" height="993" loading="lazy" decoding="async" alt="Samet Samyeli sonbaharda, sarı yaprakların altında diz çökmüş; bir kolunda patilerini dizine koymuş İngiliz cocker'ı Lily, öbür kolunda kırmızı pantolonlu yeğeni Aybars.">
<figcaption>Lily, İngiliz cocker'ım, ve canım yeğenim Aybars. Lily'yi bir trafik kazasında kaybettik; bu fotoğraf ondan kalan en güzel sonbahar.</figcaption>
</figure>

- **Yelkene başlangıç:** 2002, altı yaşında
- **Kulüp:** Eğirdir Yelken Kulübü, Eğirdir Gölü, Isparta
- **Sınıflar:** Önce Optimist, sonra ILCA (Laser)
- **En iyi derece:** ILCA'da Akdeniz şampiyonluğu
- **Madalyalar:** 13 madalya ve 2 kupa

## Yelken

<figure class="photo-wide">
<img src="/images/outdoors/sailing.webp" width="1558" height="668" loading="lazy" decoding="async" alt="Siyah beyaz fotoğraf: ILCA teknesinde, gövdesi teknenin dışına uzanmış bir yelkenci; tekne rüzgârla yatmış, dalgalı suda ilerliyor.">
<figcaption>ILCA'da, tekne yatmış, gövde dışarıda.</figcaption>
</figure>

2002'de, Türkiye'nin en büyük göllerinden Eğirdir Gölü'nde, **Eğirdir Yelken Kulübü**'nde başladım. Hemen her yarışçı gibi **Optimist** ile: küt burunlu küçük bir tekne, bir çocuk, bir yelken. Oradan **ILCA**'ya, yani Laser'a, tek kişilik Olimpik tekneye geçtim. ILCA'da rüzgârla baş başasınız. Hatayı paylaşacağınız bir ekip yok; kötü bir startın tek sorumlusu sizsiniz.

**ILCA'da Akdeniz şampiyonu** oldum; yarıştığım yıllar boyunca **13 madalya ve 2 kupa** kazandım.

Yarışların bana öğrettikleri, hâlâ da öğrettikleri:

- **Rüzgârı size ulaşmadan görün.** Bir sağanak, suyun üzerinde birkaç saniye önceden koyu bir leke olarak belirir. Onu ilk okuyan oraya ilk varır.
- **Bir yarış yüz küçük karardır.** Tek bir parlak hamleyle nadiren kazanırsınız; herkesten daha az hata yaparak kazanırsınız.
- **Devrilmek işin parçasıdır.** Herkes bir gün suya düşer. Farkı yaratan, tekneye en hızlı geri çıkandır.

## Suda

<figure class="photo-wide">
<img src="/images/outdoors/diving.webp" width="1374" height="589" loading="lazy" decoding="async" alt="Suyun altından, ışığa karşı bir dalgıcın silueti: paletler, tüp ve yükselen hava kabarcıkları.">
<figcaption>Tüplü dalış: yukarıda güneş, aşağıda sessizlik.</figcaption>
</figure>

Suda yapılıyorsa yapıyorum. **Rüzgâr sörfü**, aynı rüzgârın başka bir tahtadaki hâli; yelkenle aranızda ellerinizden başka bir şey yok. **Kano**, karşıya geçmenin yavaş yolu. **Yüzme**, hepsinin başladığı yer. **Tüplü dalış** ise yarışın tam tersi: sessiz, yavaş ve tamamen nefesle ilgili.

## Dağ ve gökyüzü

<figure class="photo">
<img src="/images/outdoors/paragliding.webp" width="848" height="565" loading="lazy" decoding="async" alt="Sarı otlu bir yamaçta koşarak kalkışa geçen yamaç paraşütçüsü; üstünde lacivert ve kırmızı kanat dolmuş, arkada karlı dağlar ve göl.">
<figcaption>Kalkış anı: kanat dolmuş, rüzgâr yamaçtan yukarı esiyor.</figcaption>
</figure>

Karada **dağcılık** ve **kamp**: uzun tırmanışlar, çadırda geceler, güneşten önce başlayan sabahlar. Havada **yamaç paraşütü**. Yıllarca rüzgârı sudan okuduktan sonra onu yukarıdan okumak tuhaf ve harika: bir termik, gölde bir sağanağın yaptığını yapıyor. Bir de **kayak** var; orada hâlâ acemiyim ve arada bir acemi olmak insana iyi geliyor.

## Yol

<figure class="photo">
<img src="/images/outdoors/motorcycle.webp" width="1486" height="836" loading="lazy" decoding="async" alt="Gün batımında, ekin tarlalarının arasındaki dar bir köy yolunun kenarında duran siyah, yuvarlak farlı bir motosiklet; arkada tek bir ağaç ve alçalan güneş.">
<figcaption>Akşamüstü, boş bir yol.</figcaption>
</figure>

Bir de **cruiser** bir motorum var. Güçlü bir makine değil, hız için de almadım; ama beni yansıtıyor. [Müzik](https://samye.li/tr/music/) sayfama bakan, nasıl biri olduğumu zaten anlar: yuvarlak far, alçak bir sele, akşamüstü boş bir yol ve kaskın içinde bir classic rock şarkısı. Rüzgârı burada da yüzümde hissediyorum, sadece yelkensiz.

## Av

<figure class="photo-wide">
<img src="/images/outdoors/hunting.webp" width="1480" height="634" loading="lazy" decoding="async" alt="Sisli bir sabahta, omzunda tüfekle yandan görünen Samet Samyeli'nin silueti.">
<figcaption>Sisli bir av sabahı.</figcaption>
</figure>

**Lisanslı avcıyım**; tavşan ve kuş. Lisans kurallarla, sezonlarla ve sınırlarla gelir; onlarla birlikte de araziyi, havayı ve orada yaşayan hayvanları okuma alışkanlığı. Yelkenin rüzgârla ve suyla yaptığının aynısı.

Avı babamdan öğrendim. Babam aslında bir balıkçı; ömrü boyunca hem karada hem suda avcılık yaptı. Beklemeyi, sessiz kalmayı ve ışığın gelmesini kollamayı ondan gördüm. En sevdiğim av sabahları hâlâ onun yanında olanlar.

<figure class="photo-portrait">
<img src="/images/outdoors/father.webp" width="868" height="1085" loading="lazy" decoding="async" alt="Karlı bir yamaçta, güneş suyun üzerindeyken Samet Samyeli ve turuncu şapkalı babası, ellerinde tüfekleriyle yan yana; önlerinde İngiliz cocker'ı Lily oturuyor.">
<figcaption>Canım babam ve Lily'yle, karlı bir av sabahı.</figcaption>
</figure>

Masa başında da aynı şeyi yapıyorum: rüzgârı okuyorum, bir sonraki küçük kararı veriyorum.
